Kobilere geç ödeme yasağı geliyor

kobi

Avrupa Birliği, kobilerin haklarını ve çıkarlarını korumaya yönelik çalışmalarının ardını arkasını kesmiyor. Kobilerin en çok şikayetçi oldukları durumlardan biri de bildiğiniz gibi geç ödeme almaları. Kobinin hem yatırım yapmasını hem de kendini döndürmesini engelleyen bu durum nedeniyle Avrupa Birliği’nde “kobilere geç ödeme yapma yasağı” için yeni önlemler alınacak. Zira AB’de bu geç ödemeler yüzünden her sene 300 milyar euroluk zararın oluştuğu tespit edildi. Ülkemizde de farklı bir durumun olduğunu söyleyemeyiz. Böyle bir yasak bizim ülkemize de gelse fazlasıyla iyi olur.

KOBİ’lerin geç tahsilat zararına kimler neden oluyor?
AB’de esnaf ve KOBİ ödemelerinin 30 gün içerisinde yapılması, bu durumun sadece özel durumlarda ve yazılı anlaşma ile 60 güne çıkartılabileceği kanunlaşmış durumda. Yine de bazı büyük firmaların bu kanuna uymadıkları, onlarla çalışan esnaf ve KOBİ’lere aba altından sopa göstererek işsiz bırakmakla tehdit ettikleri, KOBİ’lere olan borçlarını “ucuz finansman aracı” olarak kullandıkları toplantıda açıkça ifade edildi. Kamu kuruluşlarının geç ödemeleri ise uzun yıllar İspanya, Portekiz, İtalya ve Yunanistan’ın sorunu olmuş. Ancak bu durum “Geç ödemeler direktifi” çıkmasından sonra hızla düzelmeye başlamış. TTK’nın geç ödemeler ile ilgili maddesinde kamu kurumlarının kapsam dışı bırakılmıştı. Bu nedenle anlaşmalarına bağlı kalmayıp KOBİ’lere 6, 8, 12 ay gecikmeli yapılan belediye ve kamu kurumu ödemelerinin düzelebilmesi, henüz mümkün değil. Kanunumuzda kamu kuruluşlarının büyük firmalardan ayrı tutulmuş olmaları aslında eşitlik ilkesine de aykırı ancak bu konuya dikkat çekecek, itiraz edecek bir merci, bir kurum çıkmadı, henüz.

Geç ödemeyi hukuka başvurmadan önlemek mümkün mü?
Geç ödemelerin neden olduğu zararlar AB yetkililerini çok rahatsız ediyor ve bunu açıkça ifade ediyor, engellemek için yeni yeni yollar araştırıyorlar. Geç ödeme direktifine rağmen bir KOBİ’nin; ödemesini geciktiren bir büyük firmayı, belediyeyi, kamu kurumunu dava etmesi AB’de dahi zor. Bu nedenle AB’de bulunan KOBİ’lerin karşısındaki devlerle hukuk savaşına girmeden yürüyecek basit bir yöntem gerekiyor. AB’de tartışılan fikirlerden biri, büyük firmaların, belediyelerin, devlet kurumlarının borç ödeme sürelerinin her yıl ilan edilmesinin zorunlu olması. Bu rakam zaten bilançolarda mevcut, fazla bir çalışma gerektirmez, deniyor. Ödeme vadelerini yeterinden uzun tutan firmaları ihalelere sokmama yönünde bir AB direktifi dahi tartışılmaya başlanmış bile. Bu Türkiye’de de kolayca işleme konabilir. Hatta sadece KOBİ’lere yapılan ödemelerin vadeleri dahi firmaların yeminli mali müşavirleri tarafından ayıklanıp ilan edilebilir. Yıl sonu bilançolarında yüz milyonlarca lira kâr ettiklerini keyifle açıklayan bazı firmaların ya da yaptıkları hizmetleri görkemli törenlerle açan belediyelerin, kamu kurumlarının geç ödeme alışkanlıkları gücün kötüye kullanılması anlamına da geliyor. Bunların ifşa KOBİ’leri yaralayan, kötürüm bırakan, hatta iflaslarına neden olabilen bu davranışlarından vazgeçmesine neden olabilir.

Geç ödeme sorununun AB’deki KOBİ’lere etkisi
Toplantının kapanış konuşmasını yapan Avrupa Komisyonu Kurum ve Endüstri Genel Müdürü (DG Enterprice and Industry) Daniel Calleja Crespo konuyu özetlerken geç ödeme alan zaten zayıf finansal yapıdaki KOBİ’lerin yaşamlarını sürdürmelerinin güçleşmesi, Ar-Ge ve İnovasyon kabiliyetlerinin örselenmesi, iflasların artması, bunun sonucu işsizliğin artması, sosyal barışın bozulması, ülke insanının girişimciliği riskli bulup vazgeçmesi, KOBİ boyutunda yatırım yapmak isteyebilecek yabancı yatırımcının ortamı görüp gelmemesi konularının, geç tahsilat yapabilmelerinin sonucu ortaya çıkan ve AB’ye büyük zarar veren sorunlar olduğunun altını çizdi.

Türk esnaf ve KOBİ’lerinin geç ödeme konusundaki durumu
AB’de geç ödemenin neden olduğu bu olumsuzluklar Türkiye’deki KOBİ’ler için de aynen geçerli. Hatta dahası da var. Örneğin, kamu kuruluşlarının ödemelerinin çoğu kez keyfi yapılması, bir prensibe bağlı olmaması, rüşvete davetiye çıkartıyor olabilir. Ayrıca tahsilat güçlüğü Anadolu KOBİ’lerinin, dolayısı ile Anadolu’nun gelişmesinin önünde bir engeldir. Bu engelin orta gelir tuzağından çıkmamızı da zorlaştırdığı görülmelidir. Türk insanının girişimcilik, Ar-Ge, inovasyon hevesini, yaratıcılığını kaybediyor olması, katma değeri ve aynı zamanda riski yüksek işler yapmaması, giderek devlet memurluğunu tercih etmesi, pek çok KOBİ’de ikinci jenerasyonunun babalarının işini devam ettirmiyor olması gerçekleri de görülmeli, araştırılmalıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.