Kula, turizme açılıyor

kula

Ülkemizin elinde tek sertifika barındıran jeoparkı olan Kula, bundan sonra turizm konusunda daha etkin bir hale gelmeye hazırlanıyor. Sayısız minyatür volkana sahip olan bölge Avrupa ve UNESCO Jeoparklar Ağı’na dahil olabilmek için gerekli uygulamaların startını verdi bile. Konu hakkında açıklamalarda bulunan Dr. Erdal Gümüş, bölgenin jeoturizm dışında öğrencilerin okul dışı çalışmalarına da uygun olduğunu ve özellikle geleneksel turizmden yararlanmak istediklerini dile getirirken, beklenen turizm trafiğinin segment bakımından Türkiye’de bir eşinin bulunamayacağını da sözlerin ekledi.

Jeoparklar’ın 2000’de Avrupa’da doğmuş yeni bir doğa koruma ve alan yönetimi kavramı olduğunu vurgulayan Gümüş, “Jeoparklar, 2004’te UNESCO himayesine girdi. Kısa sürede kabul görüp yaygınlaşarak 2014 yılı itibariyle sayıları Avrupa’da 64’e, dünya genelinde ise 111’e ulaştı. Jeoparkların üç temel amacı var. Bunların başında topluma yerbilimleri ve çevre ile ilgili kavramları aktarabilmek geliyor. Önemli jeolojik oluşumları mükemmel biçimde korumak adına yeni yöntemler araştırmak ve uygulamak, jeoturizm vasıtasıyla sosyo-ekonomik faaliyetler ve sürdürülebilir yerel kalkınmayı desteklemek diğer amaçlar” dedi.

Jeopark statüsünün uluslararası kabul gören bir kalite sertifikası olduğunu ifade eden Gümüş, “Jeopark statüsü sadece Avrupa Jeoparklar Ağı (EGN) ve UNESCO Küresel Jeoparklar Ağı’na (GGN) bağlı bağımsız bir uzman heyetinin incelemesi neticesinde 4 yıllığına veriliyor. Kula Jeoparkı Avrupa ve UNESCO Jeoparklar Ağı’na kabul edilmesine dek Türkiye’de tescilli bir jeopark yoktu. Türkiye adına bir ilki başaran Kula Jeoparkı, bu yolda ilerleyen diğer potansiyel jeopark sahalarına rehberlik edecek” diye konuştu.

Volkanların varlığı 2 bin yıldır biliniyor

Gümüş, Kula Jeoparkı’nın Manisa’nın Kula ve Salihli ilçeleri sınırları içerisinde yaklaşık 300 kilometrekarelik bir alanı kapladığını söyledi.

Kula volkanlarının şöhretinin antik dönem coğrafyacısı Strabon’un Geographica adlı eserinde Kula’yı ‘Katakekaumene’ olarak tarif etmesinden beri iki bin yıldır artarak devam ettiğini anlatan Gümüş, “Kula ve çevresinde peri bacalarından karstik mağaralara, kanyonlardan volkan konilerine pek çok doğal miras bulunuyor. Üstün nitelikli jeolojik ve jeomorfolojik miras öğelerinin yanı sıra evliyalar diyarı Kula, Yunus Emre ve hocası Tabduk Emre Türbesi’nden Carullah bin Süleyman Camii’ne, kaya mezarlarından tarihi taş köprülere, çeşme ve hamamlara zengin bir tarihi mirasa sahip. Koruma altına alınmış 3 binden fazla tarihi yapı bulunuyor” diye konuştu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir